Murat ERŞEN “Çağdaş Dünyaya Felsefi Bakış”

SKU: N/A

1,600.00

Açıklama

Murat Erşen, Strasbourg Marc Bloch ve Galatasaray Üniversitelerinde felsefe (lisans, yüksek lisans) okudu, Jean Moulin Lyon III Üniversitesi’nde “Ortaklık” (Communauté) üzerine siyaset felsefesi doktora çalışması yürüttü. Uzun süredir yayıncılık dünyasında çevirmen, editör ve danışman olarak faaliyet gösteriyor. Özellikle felsefe alanında Fransızca ve İngilizceden yetmişten fazla kitabı Türkçe’ye kazandırdı. Uluslararası felsefe dergisi yayımlayan ve pek çok uluslararası felsefe organizasyonuna da imza atan Monokl Yayınevi’nin kuruluşunda yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde felsefe ve modernite temalı çeşitli dersler verdi. Özel bir kolejde iki yıl boyunca çocuklara felsefe anlattı. Aralarında Moda Sahnesi, Yazmak Atölyesi, Nilüfer Belediyesi gibi kurumların bulunduğu birçok mecrada çeviri, ortaklık, duygular, tüketim toplumu, transhümanizm gibi konularda seminerler verdi, konuşmalar yaptı. Eleştiri dergisi Punctum’un yayın kurulunda yer alıyor.

ÇAĞDAŞ DÜNYAYA FELSEFİ BAKIŞ

ÇIĞRINDAN ÇIKAN ZAMAN

İnsan sonlu, yani zamansal bir varlıktır. Böylece zaman varoluşu, tarihi ve hafızayı kurar. Bu yüzden zamanı elinden kaçırmış birey ve toplum özgürlüğünden de olur. İnsan aynı zamanda sonlu ile sonsuzun sentezidir ve sonluluğa kapanırsa umutsuzluğa düşer (Kierkegaard)

Kapitalizmin gelişmesiyle birlikte “geri dönüşsüz zaman” dünya çapında birleşir. Bütün gezegen üzerinde aynı gün olarak görünen şey, soyut, eşit parçalara bölünmüş ekonomik üretim zamanıdır. Endüstrinin dönüştürdüğü “sahte-döngüsel zaman” gündüz ve gece, çalışma ve hafta sonu tatili, tatil dönemlerinin tekerrüründen ibarettir. Temeli metaların üretimine dayanan zamanın kendisi de bir tüketim metasıdır ve gösterinin zamanıdır. Bu yapı, özel yaşam, iktisadi yaşam, politik yaşam olarak ayrılmış her şeyi bir araya getirir. Tarihi ve hafızayı felce uğratan evrensel tarih bir gerçeklik haline gelir. Tarihin terk edilmesinin mevcut toplumsal örgütlenmesi olan gösteri, zamanın yanlış bilinci’dır. Özne ile öznenin elinden aldığı etkinliği birbirinden kökten ayıran toplum, öncelikle özneyi kendi zamanından ayırır. (Guy Debord).

Hem insan hem de felsefe kendi çağdaş eğilimleri içinde dünyanın seyrini izlemekten bitap düşer. Hem parçalanmış, hem kesitlere ayrılmış, hem de hızlı bir zaman olan modern zamanın tutsağıdır. Efendilerin, hükmedilen kitlelere daima yasak ettiği şey tam da budur. İsyanlar hep iş saat cetveli tutanları, denetmenleri, çalışma ritmini mesele etmiştir. Oysa kendi zamanının efendisi olmak, en başından beri mutluluğun bir koşuludur. Bu yüzden her gerçek mutluluk zamanın özgürleşmesini gerektirir. Felsefenin eğilimi de elinden geldiğince kendine zaman tanıyan bir zaman; yani kendine, soruşturmanın ve birbirine adım adım bağlı bir yapı kurmanın yavaşlığının zamanını veren bir zaman olan bir düşünce tesis etmektir. (Alain Badiou)

Özgürleşme, zamanın normal düzeni içinde bir başka zaman yaratmanın bir biçimi, duyumsanabilir dünyada ortaklaşa ikamet etmenin başka bir tarzı olmuştur daima. Hep, gelecek bir dünyayı hazırlamak kadar -hatta ondan da çok- başka bir dünyada şimdide yasamanın biçimi olmuştur. Gelecek için çalışılmaz, şimdi içinde kazıp bir mesafe yaratmak, bir saban izi bırakmak için, başka bir var olma tarzının deneyimini yoğunlaştırmak için çalışılır. (Jacques Rancière).

“Çağdaş Dünyaya Felsefi Bakış” mart ayı programında atölyede, metafizik, fizik, sosyoloji, ahlak ve edebiyatın kesişiminde yer alacak kadar temel varoluşsal bir mesele olan zamanın doğasının tarihin çeşitli dönemlerinde nasıl görüldüğü ve zamanın özgürlük, ahlak ve politika ile ilişkisi irdelenecektir.

Tarih
07 Mart 2024
14 Mart 2024
Perşembe
Saat: 19:30 – 21:30
Not: Atölye online ve yüz yüze yapılacaktır.